EMLAK SEKTÖRÜNDE MODERN PAZARLAMA TEKNİKLERİ
Gayrimenkul Sektöründe Modern Pazarlama Teknikleri

Gayrimenkul sektöründe satış arttırıcı çabaları etkin bir şekilde uygulayabilmek için yoğun pazarlama faaliyetleri gerekmektedir. Hizmet sektörü olarak algılanan gayrimenkul sektöründe başarı hedef kitleye doğru şekilde ulaşan isletmelerin ve daha sonra hedef kitlenin değişen taleplerini inceleyen ve takip eden isletmelerin olmaktadır.

Gayrimenkul sektörü son yıllarda ciddi bir değişim içine girmiştir. Özellikle, deprem sonrası toplumun bilinçlenmesi ve buna paralel olarak rekabetin hem yerel hem uluslararası boyutta artması sektörde modern pazarlama stratejilerine geçişi zorunlu kılmıştır. Çeşitli tehditler ve fırsatlar içinde bulunan sektöre bakıldığında, temel bir ihtiyaç olan barınma ihtiyacını tatmin eden sektör her zaman karlı ve dinamik bir pazar olarak kalacaktır.

Bu nedenle müşteri odaklı pazarlama teknikleri geliştirilmeli ve satış arttırıcı çabalara ulaşabilmek için öncelikli olarak pazarlama stratejileri uygulanmalıdır. Gayrimenkul sektöründe imaj ve prestij çalışmaları yapılmalı ve uzun vadede isletmeler hizmetlerini birbirlerinden ayırt edebilmek için markalaşma yoluna gitmelidir.

Gayrimenkul sektörü son yıllarda gelişen sektörlerin başında yer almaktadır. Bu gelişmeye etki eden faktörlerin basında sektörün karlılık oranının her geçen gün artması ve buna paralel olarak gayrimenkul ürünlerinin ülkemizde en belirgin yatırım araçlarından biri olması gelmektedir.

Gayrimenkul ürünleri ve temel ihtiyaçlar hiyerarşisi bağlamında incelendiğinde, gayrimenkullerin barınma ihtiyacını karşıladığını ve dolayısıyla söz konusu sektörün de gıda sektörü gibi her zaman dinamik bir sektör olarak ayakta kalacağını görmekteyiz. Öte yandan, ülkemizdeki arz ve talep dengelerine bakarsak, konut fiyatlarının neden özellikle ülkemizde büyük şehirlerde çok yüksek olduğunu analiz edebiliriz. Söz konusu Pazar, yüksek arz açığına rağmen, yüksek bedellerle satılan gayrimenkullere talebin yüksek olduğu bir pazardır.

1999’da deprem sonrasında gayrimenkul pazarında değişime yol açan temel bir unsur olarak gayrimenkul sektöründe ciddi bir kriz yaşanmıştır. Bu krize ilişkin sinyaller, isletme içi ve dışı sinyaller olmak üzere iki grupta ortaya çıkmıştır. İşletme içi sinyaller; yönetim yetersizliği, yeni yöntemlere geçişte tutuculuk, karar vermede aksaklıklar, iletişim bozukluğu, finansal tablo göstergelerindeki istikrarsızlık, satışların düşmesi, isletme kaynaklarındaki yetersizlik, kapasite yetersizliğidir. İşletme dışı sinyaller ise; ekonomik, psikolojik, teknolojik, yasal sinyaller ve afetlerdir.

Doğal bir afet olan deprem gayrimenkul sektöründe değişimi de beraberinde getirmiştir. İnşaat maliyetleri büyük ölçülerde artmış olsa da deprem sonrası yapılan ve satılan gayrimenkullerin fiyatları deprem öncesi fiyatlarla karşılaştırıldığında yaklaşık iki misli artmıştır. Deprem aslında bir kriz gibi gözükse de deprem sonrası gayrimenkul piyasası belli bir durgunluktan sonra deprem öncesinden bile daha canlı olmuştur. Bu yüzden literatürde bilindiği üzere bazı krizler bazı fırsatlar da yaratabilmektedir.

Şu an itibarıyla arz açığı temeline bağlı kalarak yüksek fiyatlarla satılan gayrimenkuller bile çoğu zaman maket üzerinden satılmaktadır. Dolayısıyla, pazar dinamik bir yapıda   gelişmektedir. Buna rağmen, geleneksel pazarlama stratejilerinin yerine artık modern pazarlama stratejilerine ihtiyaç vardır. Bu ihtiyaç geçmişte yapılan birçok pazarlama hatasından ötürü sektöre duyulan güvensizliğin ve imaj eksikliğinin ortadan kaldırılmasını ve pazarlama stratejilerinin müşteri odaklı oluşturması gerekliliğini beraberinde getirmektedir. Buna ilave olarak değişen müşteri talepleri incelenmeli ve tatmin edilmelidir. Bu amaçla, isletmeler ellerindeki tüm kaynakları farklı müşterilerin farklı ihtiyaçlarını anlamaya yönlendirmeli, bu kaynakları farklı müşterilerin farklı ihtiyaçlarına göre ürün veya hizmet üretim süreç ve teknolojilerine ayırmalıdır.

Müşteri açısından bakıldığında gayrimenkul sektöründe iki temel müşteri vardır. Birincisi, mal sahibi olarak ifade edilen bireyler, ikincisi ise malı talep eden (gayrimenkulü kiralamak isteyen veya satın almak isteyen) bireylerdir. Geleneksel olarak yapılan pazarlama faaliyetlerinin çoğunda sektörde bulunan isletmeler birinci müşterilere daha çok yönelmişlerdir. Çünkü, geleneksel satış ve pazarlama felsefelerine göre şayet portföyleri daha güçlü olursa ikinci müşteri olarak ifade edilen müşterilerin onları daha çok talep edeceğini düşünmüşlerdir. Bir başka deyişle, geleneksel gayrimenkul işletmeleri daha çok portföy odaklı faaliyet göstermiş ve gayrimenkul portföyleri ne kadar güçlü olursa müşterilerin onları daha çok talep edeceğini düşünmüşlerdir. Oysa ki bu aşamada pazarlamanın temel fonksiyonu göz ardı edilmiştir. Pazarlamada talep yaratmak ve bu talebin satın alma faaliyeti ile desteklenmesi gerekmektedir. Bundan da öteye tüketicilerin bilmedikleri bir ürün veya hizmet hakkında talepleri olamaz. Söz konusu isletmelerin gayrimenkulleri çok iyi olabilir, fakat işletmeler o gayrimenkulleri tanıtmadıkları sürece müşterilerin haberdar olması imkansızdır. Bu yüzden iletişim gereklidir, bunun için ilk aşamada biçimlendirilmiş bir iletişim gereklidir. Reklamın iletişim amacı bilindiği gibi tarafsız bir iletişim deşil, tam tersine üretici tarafından bilinçli olarak yönlendirilmiş, biçimlendirilmiş bir iletişimdir. Bu nedenle portföy odaklılık yanında bu portföyleri hedef kitlelere reklam yoluyla tanıtmak gerekmektedir.

Rekabetin yoğun yaşandığı günümüzde aynı ürünü satan birçok isletmeyi düşünürsek pazarda tek olmak zordur, dolayısıyla müşteri odaklılık gerekmektedir. Başarılı işletmeler sadece satış odaklı olmamalı, hizmeti sunduktan sonra da müşteri memnuniyetine önem vermelidirler.

Modern pazarlama stratejilerini belirlerken sektör bazında tehdit ve fırsatların analizini yapmak gerekmektedir. Sektörde var olan tehditlerin basında söz konusu sektörde belli Bir standart’ın olmaması gelmektedir. Öte yandan yasalarda bazı kurallar belirlenmiş olmakla birlikte bu kurallar uygulanmamaktadır. Örneğin, sözleşme yapmak yasal bir zorunluluk olmasına rağmen gayrimenkul kiralarken sözleşme yapmayan isletmeler bulunmaktadır. Buna ilave olarak, hizmet bedelleri %2 ila %3 oranında olmasına rağmen, gayrimenkul firmaları sırf kısa vadeli müşteri elde etmek için bu oranları daha düşük tutmakta, hem yasal oranlara uymamakta, hem de sektöre zarar vermektedir. Çünkü, müşteriler hizmet bedelinde pazarlık yapabileceklerini bildikleri için bazen bu oran %1’in altına bile düşmektedir. Dolayısıyla, sektörde bir imaj kalmamakta, her işletme kendi oranlarını belirlerken aslında uzun vadede sektöre darbe vurmaktadır. Bu nedenle bu oranlarda da bir standart olmalı ve uygulanmalıdır. Sözleşmeler zorunlu olmalı ve yasal hizmet bedeli oranlarına isletmeler uymalıdır. Bu olgudan da öteye tüm yasal zorunluluklar denetlenmelidir. Öte yandan, her ne kadar emlak sektörüne 2-3 sene öncesinden başlamak üzere sertifikasyon zorunluluğu ve eğitim şartı konulmuşsa da, bu zamana kadar bu sertifikasyon uygulanmıyor; herkes bu işi yapıyor; hatta, emekliler, iş bulamayanlar ve kapıcılar dahi bir yandan gayrimenkul isleriyle ilgileniyordu. Hazırlanan yasa tasarısında, gayrimenkul bir iş kolu oluyor ve bu iş koluna prestij ve imaj kazandırılmaya çalışılıyor. Sektördeki diğer bir tehdit, birçok bölgede iskan sorunlarının olması ve çarpık yapılaşmadır. Uzun vadede de bu sorunun giderilmesi gereklidir. Tüm bu olumsuzluklara rağmen sektör çok karlı bir pazardan oluşmaktadır. Depremden sonra inşaat sektörü canlanmıştır ve daha kaliteli binalar yapılmaya başlanmıştır. Dünyanın çok az bölgesinde Türkiye pazarı gibi fiyatlar yüksektir. Çünkü, Türkiye’de yüksek fiyatlara rağmen alıcılar mevcuttur. Fakat, bunun belli bir sebebi de gayrimenkul sektöründe aklanan kara paralardır. Mortgage’de (uzun vadeli ipotek sistemi) sektördeki gelişmelerden biridir. Her ne kadar ülkemizde mortgage benzeri çeşitli ipotek sistemleri geçmiş yıllarda uygulansa da mortgage sisteminin temel hedefi devlet desteğinin olması ve gayrimenkul sektöründe çok büyük bir sorun teşkil eden kayıt dışılığı önlemeyi hedeflemesidir. Ülkemizde tapularda, iskanlarda ve kat irtifakı konularında çeşitli sorunlar vardır.

Gayrimenkul bedelleri üzerinden işlem yapılmamaktadır. Bu yüzden ülkemiz ciddi bir vergi kaybına uğramaktadır. Fakat, bu sistemin başarılı olabilmesi için ekonomik, siyasi ve hukuki istikrar şarttır. Faizlerin düşük olduğu dönemlerde gözden kaçan bir diğer husus banka işlem ücretlerinin yüksekliğidir. Bu ücretler de düşük olmalıdır. Dolayısıyla, mortgage sistem müşterilere iyi tanıtıldığı sürece çok faydalıdır. Fakat, tekrar söylemek gerekir ki bu sistemin uygulanabilirliği için ekonomik ve hukuki istikrar şarttır. Fakat, toplumumuz son yıllarda gerek ekonomik sıkıntılar gerekse diğer faktörlerden dolayı taksitli alışverişlere oldukça alışmışlardır, dolayısıyla sistem ekonomik açıdan Türk toplumunda da yerini bulacaktır. Bu sistem herkesi ev sahibi yapmaya yönelik değildir.
Çünkü, her ne kadar ev satımını pratik bir hale getirse de bu sistemde minimum ödeme miktarı 800 TL civarındadır, dolayısıyla 800 TL sadece bu sisteme bağlayacak 4 kişilik bir ailenin geçinmesi için eğer 2000 TL’ye ihtiyaç varsa demek ki bu sistem belli bir gelir grubuna hitap etmektedir. Gayrimenkul sektörü şu ana kadar portföy odaklı olduğundan dolayı daha çok satış çabalarına yönelmiştir. Sektörde pazarlama yapan çok az isletme olmakla beraber müşteri odaklılık çok düşük seviyededir. Yanıltıcı reklamlar ve sadece satış odaklı işletmeler sektördeki imaj ve prestiji düşürmüş, dolayısıyla güven azalmıştır. Modern pazarlama stratejilerinde sektör daha çok müşteri odaklı olmalı ve onların değişen taleplerini yakından incelemelidir. Sektörde faaliyet gösteren birçok isletme kolayca satış yapabildikleri için pazarlama yapmaya gerek duymadıklarını söylemektedirler. Bu tezi savunan isletmeler bu stratejinin uzun vadede müşteri kaybına yol açtığını, uzun vadeli satış yapamayacaklarını ve rekabet arttıkça müşterilerini kaybedeceklerini bilmeleri gerekmektedir. Buna ilave olarak mallar ve hizmetler hakkında sosyal iletişim kapasitesini kullanarak tüketicilerde var olmayan yapay gereksinimler yaratmak sadece pazarlama ve reklamlar ile gerçekleştirilmektedir.

Küreselleşme olgusu her sektörde olduğu gibi gayrimenkul sektöründe de yaşanmaktadır. Dünyanın tek pazar haline gelmesi, ticari sınırların yavaş  yavaş  ortadan kalkması ile her işletme dünyanın her yerinde faaliyet gösterebilir hale gelmiştir.

Bu çerçevede, uluslararası gayrimenkul işletmeleri ülkemizde faaliyet göstermeye başlamıştır ve acentalık sistemi ile Türk gayrimenkul pazarına girmişlerdir.

Öte yandan, yavaş yavaş mortagage ile başlayarak yabancı finans kuruluşları ülkemize gelerek ve bazı yerel bankaları satın alarak gayrimenkul pazarına girmeye başlamışlardır. Yabancılara özellikle güneyde ve egede gayrimenkul satışları yapılmaktadır.

Markalaşma artık literatürümüzde sürekli duyduğumuz bir terim olarak yer almaktadır. Marka- reklam ilişkisi ise rekabette önemli rol oynamaktadır. Reklam markalar hakkındadır; reklamı yapılan markanın bilinçli veya bilinçsiz olarak imajını yaratmak veya güçlendirmek için dizayn edilir.

Uluslararası markaların Türk pazarına girmesi kesinlikle bir tehdit olarak algılanmamalıdır, aksine ülkemizdeki yerel isletmeler bu sayede rekabetten geri kalmamak için standartlarını yükseltmek zorundadırlar. Markalaşmak, yerel ve uluslararası pazarlarda önemlidir, çünkü markanın, rekabetin olduğu pazarlarda diğer ürün sunan firmalardan ayırt edici özelliği vardır ve güven verir.

Fakat, ülkemizde maalesef yerel ve uluslararası bazı işletmeler markalaşmaya gitmiş, fakat marka gerekliliğini yerine getirememişlerdir. Marka, bir işletmenin ürün ve hizmetlerini diğer isletmenin ürün ve hizmetlerinden ayırt eden sembol, isim, logo v.s’dir, fakat bir kalite ve güven sunmalıdır. Sadece markalaşıp, fakat marka gerekliliğini benimsemeyen işletmeler markalaşamamış demektir.

Gayrimenkul sektöründe uluslararası markaların yanında başarılı yerel markalar da vardır. Gayrimenkul işletmeleri, aslında, kendilerini diğer isletmelerden nasıl farklı konuma getirebilirler konusuna odaklanmalıdırlar. Bakkalların bile süpermarketler ile rekabet edemediği günümüz koşullarında, gayrimenkul firmaları da standartlarını arttırmalı ve farklı olma yollarını aramalıdır, çünkü pazarda aynı gayrimenkulü sunan bir çok işletme vardır.

Günümüzde işletmelerin rekabeti bir yüzyıl öncesinde olduğu gibi sadece üretmek ile sınırlı değildir. Gayrimenkul sektöründe her ne kadar belli bir üretim olsa da söz konusu işletmeler aslında hizmet sektöründe faaliyet gösteren işletmelerdir. Çünkü mal mülkiyeti kendilerinde değildir, sadece aracılık hizmeti yapmaktadırlar. Dolayısıyla, gayrimenkul pazarlaması bu açıdan irdelendiğinde hizmet pazarlamasının bir koludur. Fakat, genel tüketici davranışlarında hizmet belli bir ücret ödemeye gerek kalmaksızın satın alınabilir anlayışı mevcuttur. Özellikle, gayrimenkul müşterileri daha çok somut malları beş duyuları aracılığıyla test edebilmekte, fakat hizmetleri test edememektedirler. Bu yüzden, ekmeği bile elleyerek satın alan bir toplumsal davranış türünde hizmetler, fiziksel mallara nazaran çok popüler değildir. Özellikle, söz konusu sektörde güven ve imaj eksikliğinden ötürü de yıllarca çeşitli sorunlar yaşanmıştır. Hizmet pazarlamasında en ayırt edici faktör güven oluşturulmasıdır. Hizmetlerin reklamı ise memnun olmuş müşterilerin memnuniyetini diğer müşterilere anlatmasıyla olmaktadır. Memnun olmamış bir müşteri ise hizmet sektöründe potansiyel bir tehdittir ve isletmenin kötü reklamını yapar.

Gayrimenkul pazarını sosyal, demografik ve coğrafi unsurlara göre bölümlendirmek gerekmektedir. Demografik unsurlar açısından konu ele alındığında 30 yaş ve üstü, evli veya evlenme planı olan, orta gelir düzeyi ve üstü, belli bir mesleği olan bireyler temel hedef kitledir. Çünkü, burada temel araştırılması gereken husus, talep yaratmak ve bu talebin satın alma gücü ile desteklenmesini sağlamaktır. Dolayısıyla, bir gayrimenkule talebi olan kitle belirlenmelidir. 18 veya 20’li yaşlardaki bir bireyin hem talebi hem de satın alma gücü olmayabilir. Bu yüzden talep ve satın alma gücü dikkatli olarak belirlenmelidir. Coğrafi bölümlendirme olarak en temel değişken kentsel ve kırsal bölge ayrımıdır. Ülkemizde kentsel dönüşüm projelerinin yanı sıra kırsal dönüşüm projeleri de hayata geçirilmiştir. Özellikle Bahçe şehir projeleri ile başlayan ve doğa ile iç içe yasamayı amaçlayan, şehir stresini yaşamak istemeyenleri hedefleyen projelerde, şehrin biraz dışında gayrimenkul hedef kitlesi oluşturulmuştur.

Gayrimenkul sektöründe Pazarlama Araştırmaları yapmak gerekmektedir, çünkü herkes gayrimenkul işletmelerinin müşterisi olamaz. Mamullerin tüketiciler üzerinde etkili olabilecek özellikleri araştırılmalı ve bu araştırmalara göre politika ve stratejiler geliştirilmelidir. Pazarlama  araştırmalarının içerdiği temel konular tüketici, mamul, reklam, pazar potansiyeli, satış, fiyat, endüstriyel pazar, motivasyon ve dış pazar araştırmalarıdır.

Gayrimenkul pazarı her geçen gün gelişmekte, karlılıklar artmakta ve bu durumu gözlemleyen yerel ve uluslararası işletmeler de pazardan pay almaya çalışmaktadır.

Şüphesiz geleneksel pazarlama ve satış stratejileri ile pazara hükmetmek artık imkansızdır. Daha çok, müşteri odaklı stratejiler geliştirilmeli ve buna bağlı olarak her ne kadar sektörel olarak imaj ve prestij çalışmaları yapılıyor olsa da, isletme bazında bunu uygulamak gerekmektedir. Küreselleşen ve markalaşma yoluna giden gayrimenkul pazarlama şirketleri başarılı olabilirler.

abortion pill prescription

medical abortion pill online where to buy abortion pill

online purchase abortion pill

an abortion pill abortion pill prescription
pill for abortion online abortion pills online abortion pill
where can i get the abortion pill online abortion pill abortion pill
Gayrimenkul Arama
Yer seçiniz Gayrimenkul durumu Gayrimenkul kategorisi Gayrimenkul tipi Fiyat aralığı İlan numarası
Loading the player...
Panoramik Didim
KREDİ FAİZ ORANLARI Garanti Bankası % 1 Akbank % 1,1 Yapı Kredi Bankası % 1,2 Ziraat Bankası % 1,22 ING Bank % 1.21
DÖVİZ KURLARI $ (USD) 2.3221 2.3263 £ (POUND) 3.6283 3.6472 € (EURO) 2.8504 2.8556
ZİYARETÇİ İSTATİSTİKLERİ 22.12.2014 Tekil Çoğul Bugün 73 335 Toplam 127846 717863 Online 2

Didimde Satılık Yazlık


Didim, Altınkum ve Akbük yazlık bir ev sahibi olmak için en güzel ve en hesaplı yerlerin başında gelmektedir. Ayrıca yine en iyi yatırım arsalarını da burada, Akyeniköy, Akköy, Yeşiltepe ve Seyrantepe'de bulacaksınız.

Emlak, satılık, kiralık, konut, işyeri, sahibinden, arsa, yazlık, turistik tesis, kooperatif, ilan, gayrimenkul, ev, daire, ofis, kredi, konut kredisi, dekorasyon, konut projeleri, site, emlakçı, inşaat firması, proje, müteahhit, kelepir, ucuz, sıfır, acil, markalı konut, villa, residence, dubleks, tripleks, dublex, stüdyo, bina, apartman, tarla, dükkan, müstakil ev, yalı, faiz oranları, emlak vergisi, emlak ilanları, kiralık daire, satılık daire, satılık konut, kiralık konut, mobilya, mobilyalı, kiralık arsa, yeşiltepe, yeşil tepe, seyrantepe, bozseki, balova, kardelen koop, didim yeşiltepe, kiralık işyeri, satılık işyeri, didimde tatil, fiyatı düşen evler

abortion pill prescription

medical abortion pill online where to buy abortion pill

online purchase abortion pill

http://www.extrageek.com/template/default.aspx?an-abortion-pill abortion pill prescription
pill for abortion online online purchase abortion pill abortion pill
where can i get the abortion pill online abortion pill abortion pill
Didimde Satılık YazlıklarArama Motoru
7 / 24 İletişim Msn Didim Panorama